Amerika 1773-1870

+5

No comments posted yet

Comments

Slide 1

AMERİKA 1773-1870 Hazırlayan: Arda GÜLSOY

Slide 2

İngiltere’nin Yedi Yıl Savaşları sonucu harcadığı paraları kazanabilmek adına Amerika’da bulunan kolonilere ağır vergiler yüklemesi Amerikan Bağımsızlık Mücadelesi’ni tetikledi. 1773’teki Boston Çay Partisi, Amerika’da İngiliz vergilendirmesinin sembolik bir protestosuydu. Kızılderili gibi giyinen bir grup Amerikalı, Boston Limanı’n-daki üç tekneye çıktı ve çay sandıklarını denize attı. İngilizler ziyan olan çayın parası ödenene kadar Boston Limanı’nı kapattı. Ancak bu sadece işlerin daha da kötüye gitmesine sebep oldu.

Slide 3

On Üç Koloni On Üç Koloni, Kuzey Amerika'da bulunan ve Bağımsızlık Bildirgesi'yle Büyük Britanya Krallığı'na karşı bağımsızlıklarını ilan eden 13 Britanya kolonisinden oluşmaktadır. Bu koloniler kuzeyden güneye: New Hampshire Massachusetts Rhode Island Connecticut New York New Jersey Pennsylvania Delaware Maryland Virginia Güney Carolina Kuzey Carolina Georgia

Slide 4

İngilizler şekerden pekmeze, puldan evrak vergisine kadar her şeyi zamlandırıyordu. Koloniler, İngiliz malı ithalatını yasakladı ve 4 Temmuz 1776’da 13 koloninin temsilcileri, kendi kendilerini yönetme hakları olduğunu ileri sürerek Bağısızlık Bildirgesi’ni kabul etti. Beşli Komite tarafından yazılmış fakat genel olarak Thomas Jefferson’un fikirlerini rehber kabul eden ve Aydınlanma’dan etkilenen Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nde şu ifadeler yer almaktadır: “Biz şu doğruları tartışmasız kabul ediyoruz: Bütün insanlar eşit yaratılmıştır; onları yaratan, onları belli vazgeçilmez haklarla donatmıştır; bu haklar arasında yaşama, özgürlük ve mutluluk(refah) arayışı vardır.”

Slide 5

John Adams, Massachusetts Benjamin Franklin, Pennsylvania Thomas Jefferson, Virginia Robert R. Livingston, New York Roger Sherman, Connecticut Beşli Komite

Slide 6

Neden Amerika? Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi gibi özgürlükçü, demokratik ve cumhuriyetçi bir atılımın Amerika'daki kolonilerde oluşmasının 4 temel sebebi vardır. Coğrafi Etkenler Ekonomik Durum Din Sosyal Durum

Slide 7

Bağımsızlık Savaşı(1775-1783) Savaş İngiliz yönetiminin ağır ekonomik yaptırımlarına son vermek adına başlamıştır. 19 Nisan 1775’te Boston’a 20 km uzaklıktaki Lexington ve Concord kasabalarında çarpışmalar başladı. Ayaklanmacılar Boston’ı kuşattılar. Kuşatma bir yıl kadar sürdü. Sonunda Ticonderoga Kalesi’nden getirilen toplarla kent boşaltılmaya zorlandı. 17 Mart 1776’da Amerikalılar kente girdi. 4 Temmuz 1776’da Amerikalılar, Amerika Birleşik Devletleri’ni kurup bağımsızlıklarını ilan ettiler. Nisan-Mayıs1775 Şubat 1776 13 koloninin de kendisine ait bayrağı ve arması vardı. Ama Amerikalı Koloniler beraber girdikleri bu savaşta 1777’ye kadar bu bayrağı kullandı.

Slide 8

1775’te Amerikalılar Montreal’i aldılar ve Kanada’yı işgal ettiler. Quebec’e yapılan başarısız bir saldırıda General Montgomery öldü. Amerikalılar 1776 yılının sonlarında zor günlere girdi. İngilizler Amerikalıları New Jersey boyunca Delaware Nehri’nin doğusuna atmışlardı. Amerikan Ordusu Başkomutanı General George Washington İngiliz kuvvetlerine yenilerek Manhattan içlerine kadar çekildi.

Slide 9

Noel gecesi 25 Aralık 1776’da Washington Delaware Nehri’ni geçti ve Birleşik Krallık kuvvetlerine baskın yaptı. 1000 kadar esir aldı. Fakat daha sonra İngilizler karşı saldırıya geçti ve General Washington Philadelphia’ya doğru kaçmak üzere yola çıktı. Onu takip eden İngiliz Yedek Kuvvetleri’ni yendi ve Delaware’den ayrıldı.

Slide 10

Kuzeyde durumun büyük ölçüde sürüncemede kalmış olmasına olmasına karşılık Fransızlar güneyde, İngilizlerin elindeki Savannah'ı ve büyük önemi olan Yorktown'ı kuşattılar. 1780’den sonra deniz savaşları daha çok İngilizlerle Amerikalıların Avrupalı müttefikleri arasında geçti. Britanya Adaları çevresinde toplanan Amerikalılara ait gemiler ve komutanları John Paul Jones, savaş boyunca 1.500 İngiliz ticaret gemisiyle 12.000 İngiliz denizcisini ele geçirdiler. 1780'den sonra İspanya ve Hollanda, Britanya Adaları'nı çevreleyen sularda büyük ölçüde denetim kurarak İngiliz deniz gücünün açık denize çıkamaz hale gelmesine yol açtı. Amerikalıların ordusu eyalet milisleri ve çoğunluğu çiftçi olan gönüllülerden oluşan 20.000 kişilik düzensiz bir ordu idi. Birleşik Krallık Kuvvetleri ise 42.000 kişilik eğitilmiş düzenli bir ordudan ve 30.000 Alman paralı askerden oluşuyordu. Fransa, 1776’dan beri Amerikalılara el altından para ve malzeme yardımı yapıyordu. 1778 yılında Fransa İngiltere’ye savaş ilan etti. Ardından 1779’da İspanya 1780’de de Hollanda Amerika’nın yanında yer aldı. St. Vincent Savaşı(İspanya-Birleşik Krallık)

Slide 11

Paris Antlaşması 3 Eylül 1783’de imzalanan Paris Antlaşması ile İngiltere, batıda Mississippi Nehri’ni de içine alan geniş sınırlarla, Amerika’nın bağımsızlığını tanıdı. Kanada İngiltere’nin elinde kaldı. Florida ise İspanya’ya verildi. Philadelphia’daki Özgürlük Çanı Amerika’nın bağımsızlığını simgelemek için yapıldı. Benjamin West'in Paris Antlaşması'na katılan temsilcileri (John Jay, John Adams, Benjamin Franklin, Henry Laurens ve William Temple Franklin) gösterdiği tablosu. Yapıt, İngiliz temsilcilerin poz vermek istememesinden ötürü tamamlanamamıştır.

Slide 12

1783’te İngiltere ile barış antlaşmasının imzalanmasından sonra yeni Amerika Birleşik Devletleri halkı, ülkenin en iyi ne şekilde idare edileceği kararını vermek zorundaydı. Her dört yılda bir yapılacak seçimle birinin başkan olmasına karar verdiler. Başkan, Kongre(Devlet, temsilcilerinden oluşan Temsilciler meclisi ve senato olmak üzere ikiye bölünmüştür.) ve Yüksek Mahkeme’nin yardımıyla ülkeyi yönetecekti. Yeni hükümet için anayasa taslağı, Amerika ulusu hakkında üç önemli maddeyi içermekteydi: İlki; ülke bir birlik olacaktı. İngilizlere karşı savaşan koloniler kendi ülkelerini yönetmek üzere bir arada olacaktı. İkincisi; devletlerin her birinin kendi meclisleri ve istedikleri gibi yönetecekleri bir hükümetleri olacaktı. Üçüncüsü; ne başkan, ne Kongre ne de Yüksek Mahkeme, Merkezi Amerikan Hükümeti’ni tek başına yönetemeyecekti. Bir kontrol ve denge sistemi sayesinde güç, bu üç hükümet organı arasında paylaştırılacaktı. Birleşmiş Devletler Anayasası 1783: Paris Antlaşması’nın imzalanmasından üç ay sonra 25 Kasım 1783 tarihinde son İngiliz askeri de New York kentini terk etti. 1787: ABD Anayasası kabul edildi. 1789: Yapılan ilk başkanlık seçimlerinde Başkomutan George Washington ABD'nin ilk başkanı seçildi.

Slide 13

Louisiana’nın Satın Alınması 19. yüzyılın başlarında Amerika Birleşik Devletleri henüz ufaktı ve Avrupa politikalarından çok fazla etkileniyordu. Napolyon Savaşları sırasında, İngiltere denizlerin kontrolünü ele geçirdi ve Napolyon Avrupası ile ABD arasındaki deniz trafiğini büyük ölçüde bloke etti. Bu ABD’ye yardımcı oldu, çünkü; Napolyon Fransız Louisianası’nı koruyamıyordu. Mississippi Nehri ticareti Fransızların kontrolünde olduğu için Amerikalılar ile Fransızlar arasında sorunlar yaşanıyordu. Napolyon, 78 milyon Fransız Frankı yani 15 milyon Amerikan Doları(hektar başına 7 cent) karşılığında Louisiana’yı satmaya karar verdi. 1803’te Louisiana’nın satın alınmasıyla Birleşik Devletler coğrafyası iki katından daha fazla genişledi.

Slide 14

Meriwether Lewis(1774-1809) Başkan Jefferson tarafından “Batı”yı keşfetmek üzere görevlendirildi. William Clark(1770-1838) Lewis’la birlikte seyahat etti, 1805’te Oregon’da batı sahiline ulaştılar ve bir yıl sonra bulduklarını rapor etmek için geri döndüler. Lewis, Clark ve yanlarında bulunan 47 askerin yolculuğu 1804’te St. Louis’te başladı ve kışı Dakota’da geçirdiler. Kayalık Dağları’nı aşarak 1805’te Oregon’a vardılar. Shoshone Kabilesi’nin üyesi bir kadın olan Sacajawea yolculukta onlara eşlik etti ve diğer Amerikan yerlileriyle iletişim kurmalarına yardımcı oldu. 1806’da St. Louis’e döndüler. 1812 Savaşı Avrupa’nın İngiltere tarafından bloke edilmesi, aynı zamanda Amerikan ticareti için bir felaketti. 1812’de ABD, İngiltere’ye savaş açmaya karar verdi. Amerikalılar Kanada’yı işgal etmeye çalıştılar fakat başarılı olamadılar. Büyük Göller’de birkaç deniz savaşı kazandılar fakat İngilizler Birleşmiş Devletler’in yeni başkenti Washington DC’yi yakıp kül etti. Her iki tarafın da kazancı çok azdı ve savaş yorgunu taraflar 1814’te bir antlaşma imzalayarak alınan bölgeleri geri verdiler. İngiliz ablukası kaldırıldı, Napolyon Savaşları sona eriyordu ve Birleşik Devletler ticaret ve ekonomisini restore edebildi.

Slide 15

Göçmenler ve Yerleşimciler Birleşik Devletler’in 1776’daki bağımsızlığından sonra yerleşimciler bu ülkeye akın etmeye başladı. Avrupa’nın her tarafından gelen yerleşimciler “Özgürlükler Ülkesi”nde yeni bir yaşam arayışı içindeydi. 1803’te Amerika’nın nüfusu 4 milyon civarındaydı fakat 1861’e kadar bu sayı 31 milyona yükseldi. İlk gelenler kuzeydoğu eyaletlerine yerleşti ama sayıları arttıkça daha güneye ve batıya doğru ilerlediler. Birleşik Devletler toprakları ve kaynakları zengin yeni bir imparatorluk gibiydi. Eski doğu sömürgelerinin taşrası aniden yeni sınırlar haline geldi. 1820’ye kadar bu sınır Mississippi Nehri’ni aştı. Ancak Amerikan yerlileri için Amerikan genişlemesi sıkıntı anlamına geliyordu ve yerleşimcilerin refah ve özgürlüğü onlar için yoksulluk ve kapana kısılmaktı. 1819’da İspanya Florida’yı Birleşmiş Devletler’e verdi. 1823 yılında başkan James Monroe ABD Kongresi'nde bir konuşma yaparak Avrupa ülkelerinin Amerika kıtasına müdahele etmelerini yasaklayan Monroe Doktrini’ni açıkladı

Slide 16

Gözyaşı Yolu 1787’de Amerikan yerlilerine geleneksel topraklarının sadece kendi rızaları ile beyaz yerleşimcilerin olacağına dair sözler verildi. Ancak; dört yıl sonra Başkan Washington bunu değiştirdi ve yerli kabileler bölge bölge evlerinden ayrılmaya zorlandı. 1830 yılında başkan Andrew Jackson, Mississipi Nehri'nin doğusunda kalan yerlilerin yurtlarından çıkarılarak zorla batıdaki Yerli Topraklarına göç ettirilmesini amaçlayan Yerli İskân Yasasını imzaladı. Delaware halkı, daha 1760’larda zorla topraklarından çıkarılmıştı. 1830’larda Seminole halkı Florida’dan ve 50.000 Cherokee de Georgia’dan çıkarıldı. Yaklaşık 400.000 Amerikan yerlisi göç etmeye zorlandı, çoğu “Gözyaşı Yolu”nda öldü. 1803’te Louisiana’nın satın alınması ile ABD ikiye katlandı, askerler ve yerleşimciler Mississippi’yi geçmeye başladı. Amerikan yerlilerinin çoğu zorla Oklahoma’ya yerleştirildi ve 1820’ye gelindiğinde Mississippi’nin doğusunda istenmeyen konuma düştüler. Oklahoma’nın 1830’larda resmen Kızılderili Bölgesi olmasına rağmen 1854’ten sonra kademe kademe küçültüldü. Başkan Martin Van Buren Cherokeeler'le yaptığı Cherokeeler'in topraklarını batıda onlara verilecek yeni topraklarla değişmesini öngören tartışmalı New Echota Antlaşması'nı yürürlüğe koyarak kabileyi yer değiştirmeye zorlamıştır.

Slide 17

Meksika-Amerika Savaşı(1846-1848) Meksika bağımsızlığını elde ettiğinde sınırları şimdi Birleşmiş Devletler’e ait olan bölgeleri de kapsayacak şekilde kuzeye uzanıyordu. Teksas’ın Meksika’ya ait olduğu dönemde çok sayıda Birleşmiş Devletler vatandaşı burada yaşıyordu. Teksas 1835’te bağımsızlığını ilan etti. Tekasalılar askeri komutan olarak Sam Houston’u görevlendirdi. Teksaslılar ve Meksikalılar Rio Grande Irmağı ile Nueces Nehri arasında kalan bölge için savaştılar. Aralık 1835’te San Antonio’daki savaşı Meksikalılar Nisan 1836’da San Jacindo’daki savaşı Teksaslılar kazandı. Teksas’ın topraklarını genişletmeye çalışması sebebiyle Teksas ve Meksika arasındaki çatışmalar devam etti ve Meksika-Amerika Savaşı 1846’da patlak verdi. ABD'li General Winfield Scott, Veracruz üzerinden başkent Mexico'ya yürüdü. Mexico'nun 14 Eylül 1847'de düşmesiyle savaşın askeri aşaması sona erdi. 2 Şubat 1848'de Guadalupe Hidalgo Antlaşması imzalandı. Antlaşmayla bugünkü New Mexico, Nevada, Arizona ve Kaliforniya eyaletlerini oluşturan topraklar 15 milyon ABD Doları karşılığında ABD'ye bırakıldı. 1845’te Teksas Birleşmiş Devletler’e katıldı ve 28. eyalet oldu

Slide 18

Altına Hücum 1848 yılında Kaliforniya'da altının keşfedilmesi üzerine çok sayıda Amerikalı Kaliforniya'ya akın etti. Kaliforniya’nın ardından Montana ve Idaho’da da altın, ve Nevada’da zengin gümüş yatakları bulundu. Kolay yoldan zengin olmak isteyen yeni yerleşimciler ve göçmenler altına hücum adı verilen bu göç olayıyla ABD'nin sınırlarının Pasifik Okyanusu'na kadar genişlemesine sebep oldu. Maden arayışı ve buna bağlı genişleme 1870’lere kadar devam etti.

Slide 19

Kuzey ve Güney 1850’li yıllarda Birleşmiş Devletler’de Kuzey’de ticaret, sanayi, demiryolları ve şehirleşme; Güney’de ise pamuk, tütün ve şeker kamışı başta olmak üzere köle iş gücüne bağlı tarımsal bir yapı egemendi. Ayrıca Kuzey’de kölelik yasaklanmıştı. Abraham Lincoln(1809-65) 1860’ta ABD başkanlığına seçildi. Lincoln köleliğin kaldırılmasına karşı olmasına rağmen kölelik karşıtı Cumhuriyetçi Parti’nin adayıydı. Güney eyaletlerinin çoğunluğu bu tür bir hükümetle birlikte olmayı reddetti. Güney devletleri, federal hükümetin müdahalesi olmaksızın kendi yasalarını yapmaya hakları olduğuna inanıyordu. Plantasyonların işletilebilmesi için köle iş gücüne ihtiyaçları vardı ve kölelerin serbest bırakılması ile Güney ekonomisinin iflas edeceği kesindi. ABD’nin güneydoğusunda bir pamuk tarlası Afrika’dan kaçırılan kölelerin çoğu New Orleans gibi büyük Güney limanlarına giden gemilerde ölüyordu.

Slide 20

Amerika Konfedere Devletleri Köleliği kaldırmaya söz vererek seçime katılan başkan adayı Abraham Lincoln seçimi kazanınca güneyli 7 eyalet (Güney Karolina, Mississippi, Florida, Alabama, Teksas, Georgia ve Louisiana) yeni başkanın köleliği kaldıracağına kesin gözle bakarak hemen ABD'den bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu eyaletler Jefferson Davis'in başkanlığı altında Amerika Konfedere Devletleri isminde yeni bir devlet kurdular. Kısa bir süre sonra buna 4 eyalet (Virjinya, Arkansas, Kuzey Karolina ve Tennessee) daha katıldı. Başkentler: 8 Şubat 1861-29 Mayıs 1861 Montgomery, Alabama 29 Mayıs 1861-2 Nisan 1865 Richmond, Virginia 3 Nisan 1865-5 Mayıs 1865 Danville, Virginia

Slide 21

İç Savaş(1861-1865) Güney’e oranla daha fazla erkek, para ve sanayiye sahip olan Kuzey(Birlik) 23 eyaletten oluşuyordu. Kuzey ayrıca donanmayı kontrol ediyordu. Güney’in(Konfederasyon) 11 eyaleti daha güçsüzdü fakat yararlanabilecekleri yetenekli generalleri vardı ve iyi bir savaş ruhuna sahiplerdi. Güney kuvvetlerinin, Güney Carolina’daki Sumter Kalesi’ne ateş açmasıyla 12 Nisan 1861’de Amerikan İç Savaşı başlamış oldu.

Slide 22

Konfederasyon güçleri savaşın başında birkaç önemli zafer elde etti. Güney, 1861’de Frederickburg ve Chancellorsville’in de yer aldığı ilk savaşları kazandı. Ama Temmuz 1863’teki en büyük savaş olan Gettysburg Savaşı’nı kuzey’in kazanmasıyla savaşın seyri değişti. Savaş, Amerikan topraklarında görülen en kanlı savaştı. General George Meade komutasındaki Birlik kuvvetleri, General George Robert E. Lee komutasındaki Konfederasyon Ordusu’nun kuzeye ilerleyişini durdurdu ve Güney’in bu yenilgiden sonra savaşı kazanma şansı azaldı. Gettysburg Savaşı(1-3 Temmuz 1863) Anakonda Planı Amerikan İç Savaşı sırasında Güney’in dışarıdan yardım almasını engellemek için Kuzey Donanması, Güney sahillerini abluka altına almıştır. Abraham Lincoln bu planına Anakonda Planı adını vermiştir.

Slide 23

En sonunda 9 Nisan 1865 tarihinde kuzey orduları güneyli ünlü komutan Robert Edward Lee'nin ordularını birkaç koldan sardılar ve teslim olmaya mecbur bıraktılar. Aynı yılın Haziran ayında geri kalan bütün güneyli askerler de silahlarını bırakarak teslim oldular ve Amerikan İç Savaşı kuzeyin zaferiyle sona erdi. İç Savaşın Sonu Savaşın bitiminde güneydeki bütün kölelere özgürlük hakları verildi. Ancak iç savaş ekonomik açıdan güney-kuzey dengesini bozdu. Savaştan önce ABD'nin güney ve kuzey tarafları eşit zenginlikteyken, savaştan sonra güney ekonomik yıkıma uğradı ve kuzey öne geçti. Birçoğu tifo gibi hastalıklardan olmak üzere 600.000’den fazla asker öldü. Güney’in teslim oluşundan beş gün sonra Abraham Lincoln Washington’da suikasta uğradı. Gettysburg Konuşması Kasım 1893’te Başkan Abraham Lincoln Gettsyburg’taki Ulusal Mezarlığa ithafen “birkaç uygun beyanat” için davet edilmişti. Konuşması yaklaşık iki dakika sürdü ve bugün bir şaheser olarak nitelendirilir. Abraham Lincoln savaşın ana konusunu özgürküğe adanmış bir ulusun bekası olarak özetledi. “…Biz hayatta kalanlar, işte bu görevi sırtlanıp, burada hayatını vermiş olanların fedakarlığından aldığımız kuvvetle daha çok ilerlemek zorundayız ki bu insanların bir hiç uğruna ölmediğini ispatlayalım…”

Slide 24

1867 yılında Alaska Rusya İmparatorluğundan 7,2 milyon ABD Doları karşılığı satın alındı. Satın alınan toprak büyüklüğü 1.518.800 km²'dir. Genelde bu alım ABD kamuoyunda olumlu karşılanmıştır. Alaska’nın Satın Alınması 30 Mart 1867’de Alaska Antlaşması’nın imzalanması

Summary: Birleşik Devletler'in ilk adımı

URL:
More by this User
Most Viewed