|
|
Öğrenci merkezli öğrenme, matematik ya da edebiyat gibi bir dersin ya da konunun beynimizdeki öğrenme merkezleri ile ilinti kurmasıdır.
Öğrencinin geleneksel olmayan yöntemlerle değerlendirilmesidir.
İşbirliğine dayalı öğrenme esasları ile bütünleşmiş bir sürekli gelişim modelidir.
Öğrenci Merkezli Eğitim bunların tümünü ve daha fazlasını içermektedir.
Öğrenciye dersin öğrettiği kavramları öğretecek fakat öğrencinin sadece not almasını değil, etkin katılımını sağlayacak etkinlikler sunulursa, yaklaşım öğrenci merkezlidir.
* Öğrenci sınıf ve laboratuardaki faaliyetlerin merkezidir. * Konu ikinci derecede önemlidir. * Olgular ve bilgiler zamanla değişirler. * Kavramlar ve ilkeler ise kalıcıdır. * Öğrenci, hayat, iş, aile ve toplum ilişkileri, ulusal ve kişisel ihtiyaçlara yönelik bazı temel kavram ve ilkeleri anlamak ve kabul etmek zorundadır.
* Öğrenci, sağlam bir kavram ve kurallar temeline sahip olduğunda, yeni edindiği bilgileri her zaman bu temel kavram ve ilkeler çerçevesinde özümseyecek, yaşam boyu öğrenmeye katılmış, olacaktır.
Eğitime öğrenci başarısı açısından bakıldığında, dikkate alınması gereken en önemli konu; Ana okulundan Lise son sınıfa kadar bütün sınıf seviyelerinde öğrencilerin eğitim -öğretim etkinliklerinde merkez olarak alınmasıdır.
Bir başka deyişle “Öğrenci Merkezli Eğitim” öğrencilerin ilgilerini, isteklerini, becerilerini ve ihtiyaçlarını dikkate alacak biçimde öğretim yaşantılarının düzenlenmesidir.
Öğrenci Merkezli Eğitimin en öncelikli amacı; öğrenciye, kendi öğrenme profilini ve türünü keşfetmeyi ve böylece öğrenmeyi öğretmek olmalıdır.
Öğrenci Merkezli Eğitimi benimseyen okul, her öğrencinin içsel güdülenmesini artırmakla ilgilenir. Tüm öğrencileri aynı kalıplara uymaya zorlamaktan kaçınır.
Öğrencilerin çoğu bir kavramı sadece duyarak değil, aynı zamanda bu davranışın bir örnekle gösterilmesi ile en iyi şekilde öğrenir.
Soyut kavramların öğrenilmesinde karşılaşılan güçlükler gerçek yaşamdan örnekler verilerek giderilir. Öğrenci merkezli okullarda bu yöntem bir istisna değil, vazgeçilmez bir kuraldır.
Korkutan ya da, küçük düşüren dönütler öğrenmeyi artırmaz.
Öğrenme eylemine duygunun eşlik etmesi o oranda öğrenmeyi artırır. Araştırmalar, beynin kalıplar aradığını gösterdiğine göre; Öğrenci Merkezli Okullarda öğretmen, öğrencinin bu kalıpları anlamasını, hatta kendi kalıplarını yaratmasını sağlayacak fırsatlar oluşturmalıdır.
Tüm sınıf içi uygulamalarda, bu ölçütlerin esas alınması ve öğrenci merkezli eğitimi benimsemiş öğretmenlerin günlük öğretim planlarını bu ölçütler çerçevesinde yapılandırması gerekmektedir.
Geleneksel sistemden, yanlış bile olsalar vazgeçmek kolay kabul görmeyecektir. Milli Eğitim sistemine girecek yeniliklerde MLO’ nın rolü bu açıdan oldukça zorlu görülmektedir. Bu zoru MLO ailesi olarak aşıp örnek olmaya devam edeceğiz.
Summary: öğrenci merkezli eğitim
| URL: |
No comments posted yet
Comments